Bilbao ve Gaztelugatxe ile İspanya Kuzey Kıyıları bizi kendine bir kez daha aşık etmeyi başardı. Bundan sonra okuyacaklarınız umarım hayallerinize düşer. San Sebastian’dan güzel anılar ile ayrılırken belki Bilbao yolunda görebileceğimiz birşeyler olabilir diye google haritadan araştırırken Gaztelugatxe adında bir kale bulduk, biraz daha araştırınca buranın Game Of Trons dizisinin asi kraliçesi Khalese’nin evi olduğunu öğrendik ve gitmeye karar verdik. San Sebastian- Gaztelugatxe arası yol çok güzel, size direk yaz hissini tattırıyor, sahilden geçen yollar, diğer tarafınızda dağlar, o yüzden arabanın içinde olmaktan hiç sıkılmıyorsunuz ki zaten ben araba yolculuklarına bayılırım.

Gaztelugatxe

Biskay Sahili

Sabah az birşeyler atıştırıp hemen yola çıktığımız için Gaztelugatxe’ye gelmeden yol üzerinde Biskay bölgesini keşfettik. Burası tam bir sahil kasabası, upuzun kumsalı, resturantlar, tapas barları, sahilde güneşlenenler. Tabii ki hemen bir tapas bar bulup alışkanlık edindiğimiz üzere tortillalarımızı ve kahvelerimizi sipariş ettik ve dışarıda masa bulup keyfini çıkara çıkara vakit geçirdik. Tatları hep aynı mı geliyor bilmiyorum ama bu tortillalar bir efsane, büyük ihtimalle İspanya’nın büyüsü bizi de içine çekti. Gidip sizde bu büyüye katılmak isterseniz diye hemen adresi yazıyorum. Bar Bakio Adres: 48130 Bakio/Bizkaia

Gaztelugatxe

Gaztelugatxe

Gaztelugatxe; Şatonun Kayası anlamına geliyor. Buraya ulaşmak isminden de anlayacağınız gibi bir hayli zor. Önce arabayı yaklaşık 4 kilometre uzağa bırakıp yürümeye başlamalısınız. Havanın kapalı olmasına şükrettiğim nadir günlerden, güneş tepedeyken o kadar yokuşu yürüdüğümü hayal edemiyorum ama olsaydı da hemen kendimizi suya atardık. Yürüyeceğiniz yol zaten uzun ama öyle Biscay koyuna bakan öyle güzel manzaralar görüceksiniz ki fotoğraf çekmekten bu süre daha da fazla sürecek. Bir köprüyle karaya bağlanan adada ki kiliseye çıkmak için de çok değil 231 adımlık bir merdiveni çıkmanız yeterli. Göreceğiniz manzara size iyi ki gelmişim dedirtecek. Bana güvenin.

 

Gaztelugatxe

Kilisenin içini gezdikten sonra çanı çalmayı unutmayın çünkü bu adetten ve uğur getirdiğine inanılıyor. Dönüş yolunda köprüye gelmeden önce sol tarafınızda kayalıkları kullanarak suya kadar inip, ayaklarınızı dinlendirebilirsiniz, bizim gittiğimiz dönem su hala buz gibi olduğu için biz ayakalrımızı sokmakla yetindik ama siz deneyebilirsiniz.

Gaztelugatxe

Bilbao Sokakları

Sıra geldi güzelller güzeli Bilbao’ya. Kalacak yeri tabii ki de canım kardeşim Gözde nokta atışıyla en merkezde bulmuş bu yüzden hiç araba kullanmadan her yere yürüyerek ulaşabildik. İlk tavsiye edeceğim yer Guggenheim müzesi. Farklı titanyum eğrileri ve camdan dış yapısıyla dünyanın en güzel müzeleri arasında. Özellikle günbatımı zamanı aldığı renkleri mutlaka görmelisiniz. Müzenin girişinde ‘Googen’ diye adlandırılan sadece bitki ve çiçeklerden yapılan köpek enstalasyonunu görmeden geçmeyin, gerçekten etkileyici. ‘Maman’ isimli dev örümcek heykeli sizi çok şaşırtacak. Müzenin Bilbao’nun turizm kenti olmasında ki etkisi tartışılmaz ama bence en önemlisi böyle geniş alana yayılan bir binayı nasıl şehir yapısına kazadırdıkları. Müzenin etrafı parklarla dolu, bir tarafından kilometrelerce uzun nehir ve bu nehri sol tarafınıza alarak yürüdüğünüz de Old Town’a ulaşacaksınız.

guggenheim müzesi

Her turist kenti gibi Bilbao’da kalabalıktı, sezonda gitmiş olsak kalabalığı tahmin edemiyorum. Michellin yıldızlı retaurantların hayranı iseniz vaktinizi oralarda geçirebilirsiniz tabii ki ama biz tam tersini yaptık ve Old Town merkezine yakın Avrupa’nın en büyük yemek pazarlarından birisi olan Mercado de La Ribera’dan tapaslarımızı ve içeceklerimizi alıp, nehir ve şehir manzaralı terasında vakit geçirdik. Turistten çok yerlilerin vakit geçirip, arkadaşlarıyla buluştukları bir yer. Gezimizin en güzel yemek yediğimiz yerlerinden biriydi.

guggenheim müzesi

Biraz alışveriş yapalım derseniz, Gran Via caddesi büyük mağazalar ve küçük butikleri ile sizin ihtiyaçlarınızı karşılayacaktır ama euronun 5 lira olduğunu düşünürsek, ekonominizi kötü etkileyeceği su götürmez bir gerçek. Plaza Nueva eski şehirin içinde ki yerlilerin buluşma noktası, her sokağını ayrı ayrı gezmelisiniz, çok eğlenceli ve küçük küçük dükkanları gezerken vaktin nasıl geçtiğini anlamayacaksınız. Eğer bütün müzeler, etkinlikler ve sanat merkezleri hakkında bilgi almak isterseniz de linki buraya bırakıyorum.

Bilbao

Alhondiga Bilbao

Bilbao’da yapmadan dönmeyin diyebileceğim bir şey daha var ki, görüp gezdiğimizde keşke İstanbul’da da böyle bir yer olsa dedirten Alhondiga Bilbao. Eğlence ve aktivite merkezi olarak geçen bir yer olmasına rağmen içinde ki devasa kütüphanesini, en üst kattaki terasını, spor salonlarını, restaurantalarını, cafelerini, yüzme havuzlarını önce mutlaka bir gezin. Sonra dışarıdan tekrar bir bakın, böyle eski bir binayı böyle bir şahesere dönüştürmek gerçekten büyük iş.

Bilbao

Akşam yemeği için öneri isterseniz de gün batımı zamanı gidip hem güzel manzaranın hemde Bilbao’yu tepeden görmek isterseniz Restaurant Kate Zaharra için rezervasyon yaptırabilirsiniz. Adres: Zabalbide 221 Rezervasyon için linki hemen buraya bırakıyorum.

Gece biraz eğlenelim derseniz Bilbao’da casinolar mevcut veya yerlilerin daha çok gittiği Pub Otxoa güzel vakit geçirebileceğiniz bir alternatif. Adres: Calle Lersundi 8. Emin olun ki Bilbao çok hareketli bir şehir ve mutlaka kendinize göre bir yer bulabilirsiniz.

İspanya gerçekten yaşanılası bir ülke ve bunu küçük sahil kasabası Getxo’yu ve bu şehrin Unesco Dünya listesinde ki Vizcaya Köprüsü’nü gördükten sonra daha iyi anladım. Daha fazla ayrıntı isterseniz buraya tıklayarak Getxo hakkında ki yazıma ulaşabilirsiniz.

Umarım okuduklarınız size yola çıkma ilhamını vermiştir.

Mutlu Kalın..

 

Bilbao

İspanya Kuzey Kıyıları hakkında diğer yazılarımı da okumak isterseniz buraya, Yoldayım Çünkü yazımı okumak için de buraya tıklayabilirsiniz.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.